19 Temmuz 2013 Cuma

Fatih Sultan Mehmet Han ve Cinar agaclari




Çınar deyip geçmemek lazım. Hele ki bu çınar ağaçları İstanbul’u fetheden ve “Benim ormanlarımdan bir dal kesenin kolunu keserim. Bir ağaç kesenin ise kellesini alırım.” diyen Fatih Sultan Mehmed’in türbesinin civarında ise iki kere düşünmek icap eder. Hikâye malumdur. Fatih Sultan Mehmed, Topkapı Sarayı’nı yaptırırken yaşlı bir çınar ağacına denk gelir. Çürümeye yüz tutan bu asırlık çınar ağacının kesilmesini engellemek için sarayın bahçesini çınarın bulunduğu yere denk düşürtür.
Gel zaman git zaman, Fatih saraya taşındıktan sonra cariyelerden biri merakından çevreyi dolaşmaya çıktığında bu çürümüş çınar ağacının yanına kadar gider. Burada yaşlı bir adama denk gelir. Adam saraydan çıkan cariyenin burada görüldüğünde başının belaya gireceğini düşünmüş olacak ki durumu edeple kıza arz eder ve kızı çınar ağacının bir oda genişliğindeki kovuğuna saklar. Adam bu durumu hemen Babüssade ağasına haber verir. Olay padişahın kulağına kadar gidince Fatih, adamı huzuruna çağırtır ve edebinden dolayı bir dilekte bulunmasını ister. Adam, kızı bulduğu ve sakladığı çınarın yanında bir ocak kurulmasını ve bu ocağa hizmetli verilip başına da kendisinin getirilmesini talep eder. Kız Bekçileri adında bir ocak kurduran Fatih, kırk nefer hizmetlisi bulunan bu ocağın sarayın karakolu olarak hizmette bulunmasına ön ayak olur. Daha sonra Koz Bekçileri diye anılacak bu ocak, sultanın has bahçe gezintilerinde kahve pişirip ikram etmek gibi görevleri de üstlenir. İşte o çınarın gölgesinde padişahlar kahve içip yeniçeriler sohbet etmişlerdir.

Kaynak text ve görsel:
http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-33254-173-fatih-camiinden-kaybolan-cinar-agaclari.html